Bin Misket

Eflatun’a sormuşlar; “İnsanların sizi en çok şaşırtan davranışları nedir?” Eflatun yanıtlamış; “İnsanoğlu çocukluktan sıkılır, büyümek için acele eder, sonra da çocukluğunu özler. Önce para kazanmak için sağlığını harcar, sonra da sağlığını kazanmak için parasını. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, sonra da hiç yaşamamış gibi ölür.

Bin Misket

Eflatun’a sormuşlar; “İnsanların sizi en çok şaşırtan davranışları nedir?”
Eflatun yanıtlamış; “İnsanoğlu çocukluktan sıkılır, büyümek için acele eder, sonra da çocukluğunu özler. Önce para kazanmak için sağlığını harcar, sonra da sağlığını kazanmak için parasını. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, sonra da hiç yaşamamış gibi ölür. Hayata hazırlanmaya o kadar zaman harcar ki hayatını yaşamaya zamanı kalmaz. Yarını o denli düşünür ki, bugünün elinden kayıp gittiğini fark etmez bile. Oysa hayat geçmişte ve gelecekte değil, şimdiki zamanda yaşanır.”

Ne dersiniz, kendimizden bir şeyler bulabildik mi?

Genç adam yoğun iş temposundan iyice bunalmıştı. Akşam olmuş, ancak adam normal mesai kavramına çok yabancı olduğu için eve de ne zaman gidebileceğini bilmiyordu. Yöneticiydi, çok çalışıyor ve iyi de kazanıyordu. Hatta bazen hafta sonları bile çalıştığı oluyordu. İş toplantıları, seyahatler, yazışmalar, okunacak bir yığın dergi vs. arasında pek çok dostun adını bile unutmuştu. Başını iki eli arasına aldı ve gözlerini sıkıca kapadı. “Bu ne biçim hayat” diye söylendi kendi kendine.

Bu moral bozukluğu içerisinde evine giderken arabasının radyosunu açmak geldi aklına. İçeriye dolan tatlı bir müzik bir an rahatlattı adamı. Müziğin ardından yaşlı bir adamın konuşması başlayınca canı sıkıldı adamın. Bir an kanal değiştirmek geçti aklından. Tam da elini uzattığı sırada yaşlı adamın 1000 misket teorisi dediğini duydu. İlginç geldi ve dinlemeye devam etti yaşlı adamı.
“Bir gün oturdum hesap yaptım” diyordu yaşlı adam. “Ortalama bir kişinin 75 yıl yaşadığını ve kendi yaşımı da dikkate alarak bir hesap yaptım. Bugünden itibaren sevdiklerime ve sevdiğim şeylere ayırabileceğim pazar sabahlarının sayısı sadece 1000 tane. Hemen bir oyuncakçıya giderek 1000 tane misket aldım ve onları bir kavanozun içine koydum. O günden başlayarak her pazar sabahı kavanozdan bir misket almaya başladım. Misketler azaldıkça yaşamımı, ilişkilerimi, yaptıklarımı ve yapamadıklarımı yeniden gözden geçirdim. Ama daha çok da yapamadıklarımı tabii. Misketler azaldıkça ve ben yapamadıklarımı düşündükçe önceliklerimi belirleme konusunda daha da titiz davranmaya başladım.”

Radyodaki yaşlı adamın anlattıkları o kadar etkileyiciydi ki genç adam sanki dünyadan kopmuş, radyoya yaşlı adamın sesine kilitlenmişti. Yaşlı adam devam etti konuşmasına, “Şimdi size son bir şey daha söyleyeceğim. Biliyor musunuz, kavanozdaki son misketi de bu pazar sabahı alacağım. Eğer ondan sonra da yaşamaya devam edersem, bilin ki bu bana verilmiş fazladan bir yaşamdır. Unutmayın hepimizin kullanabileceği en önemli şey, biraz daha fazla zamandır.”

 “Eğer doğru kullanırsak zamanımız yeterlidir.”  Goethe

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Teknik Uzmanlarımız

E-Ticaret Sitemiz ve Sayfa Kısa Yolu

Web Sitelerimiz

Tıp Uzmanlarımız

Ekonomi Uzmanlarımız

Sosyal Medya Sayfaları